'Ölüm' dahi bir hayattır, Hayatın beşinci tabakasıdır.
Beşinci tabaka-i hayat: Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet, mevt, tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir; idam ve adem ve fenâ değildir. Hadsiz vakıatla ervâh-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menâmen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delâil, o tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Zaten beka-i ruha dair Yirmi Dokuzuncu Söz, bu tabaka-i hayatı delâil-i katiye ile ispat etmiştir.
Mektubat, S.13
İ'lem Eyyühel-Aziz! İnsanın ba'delmevt Hâlık-ı Rahman ve Rahîm'e rücuu hakkında ilânat yapan şu وَ اِلَيْهِ الْمَصِير * وَ اِلَيْهِ مَآبِ وَ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ * اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ * gibi âyetlerde büyük bir beşaret ve teselli olduğu gibi, ehl-i isyana da büyük tehdidleri imâ vardır.
Evet bu âyetlerin sarahatine göre: Ölüm; zeval, firak, adem kapısı ve zulümat kuyusu olmayıp; ancak Sultan-ı Ezel ve Ebed'in huzuruna girmek için bir medhaldir. Bu beşaretin işaretiyle kalb adem-i mutlak korkusundan, eleminden kurtulur. Evet küfrün tazammun ettiği cehennem-i maneviyeye bak! اَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِى بِى -**- Hadîs-i Kudsîsi sırrınca, Cenâb-ı Hak kâfirin zan ve itikadını daimî bir azab-ı elîme kalb eder. Sonra, İman ve yakîn ile, Cenâb-ı Hakk'ın likasından sonra, rızasından sonra, rü'yetinden sonra mü'minler için hasıl olan lezzetlerin derecelerine bak! Hattâ cehennem-i cismanî, ârif olan mü'min için, âsiye kâfirin cehennem-i manevîsine nisbeten cennet gibidir.
Arkadaş! Âlem-i bekaya delalet eden berahinden maada, arkasında saflar teşkil edip dualarına bir ağızdan "Amin! Amin!" söyleyen enbiyâ, evliyâ, sıddîkîn imamları, Mahbub-u Ezelî'nin Habib-i Ekremi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın tazarruatı, duâları, âlem-i bekada insanın bekasına pek büyük bürhan ve kâfi bir vesiledir. Çünki; kâinatı serapa istilâ eden şu hüsünler, güzellikler, cemaller, kemaller; o Habib'in tazarruatını işitmemek veya kabul etmemek kadar çirkin, kabih, kusur, naks addedilecek bir şeye müsaade eder mi? Cenâb-ı Hak bütün nekaisten, çirkin şeylerden münezzeh, müberra değil midir? Elbette münezzehtir.
Mesnevi-i Nuriye Onuncu Risale 191
*1 "Dönüş Onadır." (Ra'd Sûresi: 13:36.)
*2 "Herkesin dönüşü Onun huzurunadır." (Maide Sûresi: 5:18.)
*3 "Hepinizin dönüşü Onadır." (Bakara Sûresi: 2:245.)
*4 "Hepinizin dönüşü Onadır." (Hüd Sûresi: 10:4.)
** "Kulum beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim." Buhari, Tevhid: 15, 35; Müslim, Tevbe: 1, Zikr, 2, 19; Tirmizi, Zühd: 51, Daavat: 131; İbni Mace, Edeb: 58; Darimi, Rikak: 22; Müsned, 2:251, 315, 391, 412, 445, 482, 516, 517, 524, 534, 539, 3:210, 277, 491, 4:106.
Mektubat:13
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder