Bismillahirrahmanirrahim
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Yani, celâline karşı, kavlen ve fiilen "SübhanAllah" (Allah her türlü kusur ve noksandan uzaktır) deyip takdîs etmek;
hem, kemâline karşı lâfzen ve amelen "Allahu Ekber" (Allah en büyüktür, en yücedir) deyip tâzim etmek;
hem, cemâline karşı kalben ve lisânen ve bedenen "Elhamdulillah" (Ezelden ebede her türlü hamd, şükür, övgü ve minnet Allah'a mahsustur) deyip, şükretmektir.
Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler.
Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında, bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar.
Hem, ondandır ki, namazdan sonra, namazın mânâsını te'kid ve takviye için şu kelimât-ı mübâreke, otuz üç defa tekrar edilir.
Namazın mânâsı, şu mücmel hulâsalarla te'kid edilir. (Sözler, s.44-45)
Bediüzzaman Said Nursi
Namazın mânâsı, Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim ve şükürdür.
Yani, celâline karşı, kavlen ve fiilen "SübhanAllah" (Allah her türlü kusur ve noksandan uzaktır) deyip takdîs etmek;
hem, kemâline karşı lâfzen ve amelen "Allahu Ekber" (Allah en büyüktür, en yücedir) deyip tâzim etmek;
hem, cemâline karşı kalben ve lisânen ve bedenen "Elhamdulillah" (Ezelden ebede her türlü hamd, şükür, övgü ve minnet Allah'a mahsustur) deyip, şükretmektir.
Demek tesbih ve tekbir ve hamd, namazın çekirdekleri hükmündedirler.
Ondandır ki, namazın harekât ve ezkârında, bu üç şey, her tarafında bulunuyorlar.
Hem, ondandır ki, namazdan sonra, namazın mânâsını te'kid ve takviye için şu kelimât-ı mübâreke, otuz üç defa tekrar edilir.
Namazın mânâsı, şu mücmel hulâsalarla te'kid edilir. (Sözler, s.44-45)
Bediüzzaman Said Nursi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder