25 Kasım 2011 Cuma

Irçılık-Felsefe-Kur’an

Bismillahirrahmanirrahim 

ÜÇÜNCÜ ESAS: Hikmet-i felsefe ile hikmet-i Kur'âniyenin hayat-ı içtimâiye-i beşeriyeye verdiği terbiyeler.

Ammâ hikmet-i felsefe ise, hayat-ı içtimâiyede nokta-i istinâdı "kuvvet" kabul eder. Hedefi "menfaat" bilir. Düstur-u hayatı "cidâl" tanır. Cemaatlerin râbıtasını "unsuriyet, menfî milliyeti" tutar. Semerâtı ise, "hevesât-ı nefsâniyeyi tatmin ve hâcât-ı beşeriyeyi tezyiddir."

Halbuki, kuvvetin şe'ni tecavüzdür. Menfaatin şe'ni, her arzuya kâfi gelmediğinden, üstünde boğuşmaktır. Düstur-u cidâlin şe'ni çarpışmaktır. Unsuriyetin şe'ni, başkasını yutmakla beslenmek olduğundan, tecavüzdür. İşte bu hikmettendir ki, beşerin saadeti selb olmuştur.

Ammâ hikmet-i Kur'âniye ise, nokta-i istinâdı, kuvvete bedel "hakkı" kabul eder. Gâyede menfaate bedel "fazîlet ve rızâ-i İlâhîyi" kabul eder. Hayatta düstur-u cidâl yerine "düstur-u teâvünü" esas tutar. Cemaatlerin râbıtalarında unsuriyet, milliyet yerine "râbıta-i dinî ve sınıfî ve vatanî" kabul eder. Gâyâtı, hevesât-ı nefsâniyenin tecavüzâtına sed çekip ruhu maâliyâta teşvik ve hissiyât-ı ulviyesini tatmin eder ve insanı kemâlât-ı insaniyeye sevk edip insan eder. (Sözler 12. Söz Sh. 122)

Bediüzzaman Said Nursi 

Hiç yorum yok: