Bismillahirrahmanirrahim
(O meraklı yolcu) sonra yağmura bakar, görür ki:
Yağmurun taneleri sayısınca menfaatler
ve katreleri adedince Rahmânî cilveler
ve reşhaları miktarınca hikmetler içinde bulunuyor.
Hem o şirin
ve lâtif
ve mübarek katreler o kadar
muntazam ve güzel
halk ediliyor ki, hususan yaz mevsiminde gelen dolu o kadar
mizan ve intizamla
gönderiliyor ve iniyor ki, fırtınalarla çalkalanan ve büyük şeyleri çarpıştıran şiddetli rüzgârlar, onların muvazene ve intizamlarını bozmuyor; katreleri birbirine çarpıp, birleştirip zararlı kütleler yapmıyor.
Ve bunlar gibi çok hakîmâne işlerde ve bilhassa zîhayatta çalıştırılan
basit ve
câmid ve
şuursuz
müvellidülmâ ve müvellidülhumuza (hidrojen-oksijen) gibi iki basit maddeden terekküp eden bu su, yüz binlerle hikmetli ve şuurlu ve muhtelif hizmetlerde ve san'atlarda istihdam ediliyor.
Demek bu tecessüm etmiş ayn-ı rahmet olan yağmur, ancak bir Rahmân-ı Rahîm hazine-i gaybiye-i rahmetinde yapılıyor ve nüzulüyle, “İnsanlar ümitsizliğe düştüklerinde yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan da Odur. O, kullarını gözetip koruyan ve her türlü övgüye lâyık olandır." (Şûrâ Sûresi: 42:28) âyetini maddeten tefsir ediyor. (Şualar | Yedinci Şuâ)
Bediüzzaman Said Nursi
(O meraklı yolcu) sonra yağmura bakar, görür ki:
Yağmurun taneleri sayısınca menfaatler
ve katreleri adedince Rahmânî cilveler
ve reşhaları miktarınca hikmetler içinde bulunuyor.
Hem o şirin
ve lâtif
ve mübarek katreler o kadar
muntazam ve güzel
halk ediliyor ki, hususan yaz mevsiminde gelen dolu o kadar
mizan ve intizamla
gönderiliyor ve iniyor ki, fırtınalarla çalkalanan ve büyük şeyleri çarpıştıran şiddetli rüzgârlar, onların muvazene ve intizamlarını bozmuyor; katreleri birbirine çarpıp, birleştirip zararlı kütleler yapmıyor.
Ve bunlar gibi çok hakîmâne işlerde ve bilhassa zîhayatta çalıştırılan
basit ve
câmid ve
şuursuz
müvellidülmâ ve müvellidülhumuza (hidrojen-oksijen) gibi iki basit maddeden terekküp eden bu su, yüz binlerle hikmetli ve şuurlu ve muhtelif hizmetlerde ve san'atlarda istihdam ediliyor.
Demek bu tecessüm etmiş ayn-ı rahmet olan yağmur, ancak bir Rahmân-ı Rahîm hazine-i gaybiye-i rahmetinde yapılıyor ve nüzulüyle, “İnsanlar ümitsizliğe düştüklerinde yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan da Odur. O, kullarını gözetip koruyan ve her türlü övgüye lâyık olandır." (Şûrâ Sûresi: 42:28) âyetini maddeten tefsir ediyor. (Şualar | Yedinci Şuâ)
Bediüzzaman Said Nursi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder